Ocak 2026’da yapılacak artırım oranları emekli ve çalışanları hayal kırıklığına uğratacak. Ancak ülkeyi yönetenlere adeta servet sunuyor. 14.2 milyon emekçi, esnaf ve çiftçi emeklisine yüzde 11 artırım öngörülürken, en düşük emekçi emeklisi yalnızca bin 857 lira ek gelir elde edecek. Lakin birebir devirde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın makam ve emekli aylığı toplamda 70 bin 532 lira artacak.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan 67 bin 637 lira, bakan yardımcıları 40 bin 765 lira, emekli milletvekilleri ise 66 bin 622 lira artırım alacak. Bu, en düşük emekli artırımının yaklaşık 40 katına denk geliyor. Artırım sistemindeki çarpıklık, gelir adaletsizliğini derinleştiriyor. En düşük memur emeklisi 4 bin 870 lira, en düşük memur ise 9 bin 175 lira artırımla yetinirken, yöneticilerin maaşlarındaki artış dudak uçuklatıyor.
İlk 6 ayda bir emeklinin toplam ek geliri 11 bin 141 lira olacakken, bu para artan fiyatlar karşısında eriyip gidecek. Buna karşılık, Cumhurbaşkanı’nın 6 aylık geliri 446 bin lira, bakanların 406 bin lira, milletvekillerinin ise 400 bin lira artacak. Enflasyon iddialarına nazaran, emekli ve çalışanlara reva görülen düşük artırımlar, açlık ve yoksulluk hududunun altında hayat uğraşı veren milyonları daha da zorlayacak.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bilgilerine nazaran, 2025’te dört kişilik bir ailenin açlık sonu 21 bin lirayı, yoksulluk hududu ise 68 bin lirayı aşmış durumda. Emekli maaşları bu sonların çok gerisinde kalırken, yöneticilerin yüksek maaşları artırım farkını katlanarak artırıyor. Hükümetin memur ve emekli maaşlarına yönelik artırım siyaseti, toplumsal medyada da reaksiyonlara yol açıyor.
Vatandaşlar, adil bir gelir dağılımı talep ederken, mevcut sistemin zengin-yoksul uçurumunu büyüttüğünü söz ediyor. Hakem heyetinin artırım kararlarındaki bu ikili standart, emekli ve çalışanların geçim kaygısını ağırlaştırırken, yöneticilere sağlanan yüksek artışlar kamuoyunda tartışma yaratıyor.