Hatalı pişirme yöntemleri öldürüyor… Uzmanlardan hayat kurtaran uyarılar
Beslenme ve kanser ortasındaki kopamaz bağ, son yıllarda gerçekleştirilen kapsamlı klinik araştırmalarla bir defa daha kanıtlandı.
Bilim insanları, bilhassa Batı tipi beslenme modelinin ve mutfaklarda kullanılan birtakım tekniklerin, hücre DNA’sını bozarak malign (kötü huylu) oluşumları tetiklediğini saptadı.
Dünya Sıhhat Örgütü (WHO) bünyesindeki Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), işlenmiş etlerin kanserojen tesirini “Grup 1” kategorisine alarak mutfaktaki tehlikenin boyutuna dikkat çekti.
ULUSLARARASI UZMAN GÖRÜŞLERİ VE BİLİMSEL VERİLER
Konuyla ilgili görüşlerine başvurulan yabancı otoriteler, mutfaktaki küçük değişimlerin hayati ehemmiyet taşıdığını vurguladı:
Dr. Walter Willett (Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu, Epidemiyoloji Profesörü):
“Yüksek sıcaklıkta pişirilen proteinlerin, bilhassa kırmızı etin heterosiklik aminler (HCA) ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) salgıladığını gözlemledik. Bu bileşenlerin direkt kolon kanseri riskini artırdığını saptadık”
Dr. David Katz (Yale Üniversitesi Önleyici Araştırma Merkezi Kurucusu):
“Beslenme, yalnızca bir yakıt değil, hücrelerimiz için bir talimat setidir. Zerzevat yüklü, lifli ve antioksidan kapasitesi yüksek bir mutfak kültürü, epigenetik olarak kanser genlerinin baskılanmasına yardımcı oldu”
ARAŞTIRMA SONUÇLARI: NELERDEN KAÇINILMALI?
Yabancı enstitüler tarafından yayımlanan raporlarda, kanserden korunmak için mutfakta şu tedbirlerin alındığı belirtildi:
-Risk Faktörü
-Bilimsel Etkisi
-Önerilen Değişim
-Aşırı Isıl İşlem
-Akrilamid ve PAH oluşumu
-Buharda pişirme yahut haşlama
-Rafine Şeker
-Kronik inflamasyon ve insülin direnci
-Doğal meyve şekerleri ve kompleks karbonhidrat
-Doymuş Yağlar
-Hücre zarı bozulması ve obezite
-Zeytinyağı ve Omega-3 kaynakları
-Mutfakta “Koruyucu Kalkan” Dönemi
Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR) tarafından yürütülen geniş çaplı kohort çalışmaları, renkli sebzeler ve tam tahıllar içeren bir diyetin, mide ve yemek borusu kanserlerine karşı gözetici bir kalkan oluşturduğunu raporladı.
Uzmanlar, “mutfaktaki eczane” olarak nitelendirilen baharatların, bilhassa zerdeçaldaki kurkumin hususunun anti-tümör tesirlerini klinik deneylerle destekledi.





